Bilim dünyasının çözemediği sırlar

Bir sonraki salgın hastalıkların nereden geleceğini öngörebilir miyiz? Ölümsüz yaratıklar var mıdır? Dünya’nın sesi nereden geliyor? Bu ve bunun gibi yanıtlanamayan soruları ele alan Hep Kitap etiketli ‘Nerede, Neden, Nasıl’dan, bilim dünyasının çözülemeyen 75 gizeminden 10’unu sizler için derledik

1) Işık hızına yaklaştığınızda zaman ne olur?

Varsayalım rokete bindiniz ve dünyadaki bir kişi de roketteki saati görüyor. Einstein’ın görelilik kuramına göre, dünyadaki kişi siz hızlandıkça roketteki saatin giderek daha yavaş ilerlediğini görecektir. Siz zamanın ilerleme hızında herhangi bir değişiklik fark etmeyeceksiniz. Roketteki herkes normal sürede yaşlanacak ancak ışık hızına yaklaştıkça dünyadaki insanlara göre daha yavaş yaşlanacaksınız. Neden böyle olduğu konusunda ise bir yanıt yok. Çünkü zamanın geçişindeki göreceli farklılıkları açıklama noktasına henüz gelmedik. HT Pazar’dan Serdar Yazıcı’nın haberi…

2) Depremler öngörülebilir mi?

Sismologlar depreme yatkın alanları iyi bilir ve öncül sismikaktivitileri, gerilim ve yer ölçüm anormalliklerini, radon gazı sızıntısını ve hatta hayvan davranışlarını inceleyerek gelecekteki jeolojik olayları tahmin etmeye çalışırlar. Ancak bu konuda kendinden emin bir bilim insanından şüphe edin. Zira jeolojik ve tektonik ortamların çok çeşitli olması öngörüyü engelliyor.

3) Bir sonraki salgın hastalık nereden gelecek?

Toplumlarda arada sırada yeni bir bulaşıcı hastalık baş gösterir. Belirli bir coğrafyada başlayan hastalık küresel bir salgına dönüşür. Yeni bir salgın hastalığın ne zaman, nereden geleceğini öngörmek güç. Bulaşıcı hastalıkların çoğunun hayvan virüslerinin insana sıçramasıyla ve bunların insandan insana yayılma becerisi edinmesiyle oluştuğunu biliyoruz. HIV, Afrika’daki vahşi hayvan eti ticaretiyle insanlara bulaşmıştı. SARS, yarasalarda görülmüş ve piyasada satılan vahşi misk kedileri aracılığıyla insanlara yayıldı. Bu yüzden bir sonraki salgının kökeninin bir hayvandan kaynaklanacağı hemen hemen kesin. İnsanların bu hayvan kaynaklarıyla çoğunlukla avcılık, çiftçilik ve pazarda hayvan satışı gibi faaliyetler aracılığıyla temasa geçtiğini de biliyoruz. Bunun yanı sıra arazi kullanımındaki değişim ve ormansızlaştırma, hayvanlarla etkileşim düzeyimizi etkiler. Tam olarak nerede ve ne zaman olacağını bilmesek de bir sonraki salgın hastalığın olası çıkış noktasının Güneydoğu Asya olacağından söz ediliyor.

Haberin devamı için:
https://www.haberturk.com/cozulemeyen-sirlar-1871001

Prev PostBu hurdalıktan çok film çıkar
Next PostJaponya’nın Ankara Büyükelçisi Akio Miyajima röportajı